Weblog

2476-rizasiz-bahcenin-gulu.jpg

Rızasız bahçenin gülü

|

“Rızasız bahçenin gülü derilmez” diyor Neşet Ertaş. İlk bakışta “Ne kadar ince bir düşünce” gibi geliyor insana. Gül toplamak, rıza almak falan ne kadar pozitif ve insancıl duygular. Peki ya görünmeyen bir şeyler de var mı burada? Mesela rızanın bir sahibi olmalı. Aynı zamanda bu rıza sahibi gülün de sahibi oluyor. Gülün yetiştiği bahçe, içtiği su bir güç sahibine ait diye gül de ona ait oluyor. Bizim olan, oysa “bizi bizden ayıran” şu toprağa, şu çağlayan sulara kan karıştıktan sonra, çift çekilip ark açıldıktan sonra ne toprağın ne de suyun azizliğinden bahsetmeye cüret kalır. İşte bu haksız ve yıkıcı gücün rızasını istemek ikinci bir aşağılanma değil de nedir? Ya da gülün değil de onu kendine saklayan gücün rızası dışında gülü toplamak, onu özgür bırakmak değil midir? Hele bir de gülü saklamayıp paylaşmaksa niyet, o niyet güle bahşedilen emekten kat kat kıymetli değil midir? İşte suç ve güç arasındaki ilişki. Çünkü suç, güç sahibi işlediğinde meşrulaşıp onu daha da güçlü yapan, seni de kendi kendine teslim olmaya itecek kadar köşeye sıkıştıran bir fikirden ibaret. O halde hep birlikte, güçlüye karşı suçlu olalım.

Mert S. KaplanRızasız bahçenin gülü
Paylaş!

Tartışmaya katıl