Weblog

243-arap-bahari-ilefte-tartisildi.jpg

Arap Baharı İLEF’te tartışıldı

|

TRT Türk’te yayınlanan “Gazeteci Gözüyle” programının sunucusu Işın Eliçin, İLEF’te düzenlenen “Arap baharından, Wall Street işgaline” adlı söyleşiye konuşmacı olarak katıldı.

İLEF Antikapitalist Öğrenci Topluluğu tarafından düzenlenen ve yöneticiliğini Arş. Gör. Can Irmak Özinanır’ın yaptığı söyleşiye katılan Işın Eliçin, Tunus ardından Mısır’da başlayan Arap Baharı’nın dünya üzerindeki yansımaları ve bu olaylarda sosyal medyanın rolü hakkında konuştu.

“Haber yapışımı değiştirdi, habercilik anlayışımı da değiştirmeye devan ediyor”

“Uzun yıllardır dünya ile ilgiliyim ama Arap dünyası özellikle Filistin sorunu ilgi alanım oldu” diyerek konuşmasına başlayan Eliçin, Twitter’ın bir gazeteci için kaynakları çeşitlendiren ve aktivizme yönelten bir yanının olduğunu söyleyerek, Twitter bağımlısı olduğunu ve 6 Nisan Hareketi’ni Facebook’tan izlediğini belirtti. Eliçin, eşitlikçi katılımın var olduğu insanı diri tutan güzel bir mecra olarak tanımladığı Twitter’ın kullanıcısı olmasını Tahrir direnişini ilk ağızdan takip etmek isteğiyle ile ilişkilendirdi ve sosyal medya için şunları söyledi: “Haber yapışımı değiştirdi habercilik anlayışımı da değiştirmeye devan ediyor, o yüzden sosyal medyayı çok önemsiyorum”. Çoğunluğunu gençlerin oluşturduğu pek çok Mısırlının, hem seçim sürecine hem de seçimden sonra anayasa yapım sürecine müdahale etmeye çalışan orduya bir tepki olarak Tahrir’de bir araya geldiğini söyleyen Eliçin, bunun ardından “Tahrir’de yağmur yağıyor” şeklinde bir twit yazdığını ifade etti. Eliçin, yazdığı twitlere gelen “Sizin derdiniz ne? Sabah Tahrir akşam Tahrir, CIA’da göreviniz ağır galiba”, “Son bir haftada 179 kez Tahrir yazdınız yahu” gibi yorumları esprili bir şekilde dile getirdi. Mısırlıların taleplerinin enternasyonal talepler olduğunu belirten Eliçin, “Mısırlılar, dünyanın herhangi bir yerindeki insanların hayır diyemeyeceği özgürlük, onur, haysiyet ve adalet isteklerini dile getirdi” dedi.

“Arap Baharı bağımsız bir hareketti”

Eliçin, Tahrir direnişi ile yakından ilgilenmesinin nedenlerini şu sözlerle anlattı: “Bağımsız bir hareketti, kendiliğindendi, çok farklı ideolojik gruplar belki de hiçbir ideolojiye ait olmayanlar bile bir araya gelmişti. Ortak, katılımcı bir hareketti ve orada o anda örgütlemişlerdi. Üstelik kalıcı bir örgütlenme de değildi, hiçbir hiyerarşisi yoktu, liderleri yoktu. Müslümanlarla Hıristiyanlar birlikte hareket ettiler, birbirlerini koruyarak birlikte dua ettiklerine tanık olduk, ‘Biriz’ diye haykırıyorlardı. Hiç kimseyi dışlamayan bir yanı vardı, herkes katılabiliyordu, böyle bir özgürlük çağrısıydı Tahrir’deki… 18 günlük bu Tahrir deneyimi yeniden inşa etmek istedikleri düzenin minyatür bir emsali idi. İşte bu yüzden ben Tahrir ile yatıp kalkıyorum. Çünkü bana gerçekten başka bir dünyanın mümkün olduğu umudunu veriyor.”

“Onlar isyan etmesin de kim etsin?”

Araplara dair bilgimizin çok sınırlı olduğunu vurgulayan Eliçin, Arap coğrafyasında bir değişim ihtiyacından uzun süreden beri bahsedildiğini söyledi. Eliçin, Arap Baharı’nı anlayabilmek için son 10 yıllık süreç içerisinde yaşanan İkinci İntifada, 11 Eylül saldırısı, Irak’ın işgali, Lübnan’daki Refik Hariri suikastı ve Sedir Devrimi, Gazze Savaşı gibi olayların incelenmesi gerektiğini dile getirdi. “Bölge kaynıyordu” diyen Eliçin, sokağa çıkan insanların taleplerinin ise kendi hayatlarına ilişkin karar alma süreçlerinde daha fazla var olmak olduğunu belirtti. “Bu mikro düzeyden başlayan bir şey ve daha katılımcı bir şekilde siyaseti de gündelik hayatlarına tahvil etmek istiyorlar” diyen Eliçin, “Polisten korkmamak, sürekli şiddet görmemek, farklı düşündükleri için dayak yememek istiyorlar. Daha müreffeh bir hayat sürmek istiyorlar” dedi. ABD ve Batı ile ittifak içerisinde ikircikli ilişkiler sürdüren rejimlerin politikaları sonucunda bölge insanının yaşam koşullarının son derece kötüleştiğini, Mısır’da nüfusun yaklaşık yüzde 40’ının günlük iki dolarlık bir gelirle yaşamak zorunda olduğunu vurgulayan Eliçin, “İşte buna isyan ettiler, onlar isyan etmesin de kim etsin?” dedi.

“Tahrir Komünü’nden bahsetmek mümkün”

Yanında bulundurduğu Wikileaks belgeleri ile desteklediği görüşlerini açıklayan Eliçin, kendisine yöneltilen soruları cevaplayarak katılımcıların görüşlerini dinledi. “Başka bir dünya mümkün” diyerek sözlerini tamamlayan Eliçin’in ardından söyleşinin kapanış konuşmasını Arş. Gör. Can Irmak Özinanır yaptı. 1871’deki Paris Komünü’ne değinen Özinanır, “2011’de bir Tahrir Komünü’nden bahsetmek mümkün çünkü orada insanlar güvenlikten, sağlık hizmetlerine; sigara içilen alanlardan, içilmeyen alanlara kadar kendi özyönetimlerini kurdular, dolayısıyla böyle bir yerden heyecan duyarak tartışmaya başlamak gerekir” dedi.

Işın Eliçin kimdir?

Işın Eliçin, Yeni Yüzyıl gazetesi, Aktüel Dergisi gibi birçok dergi ve gazetede muhabirlik ve yöneticilik yaptı. BBC Dünya Servisi Türkçe bölümünde ve CNN Türk’te çalıştıktan sonra NTV’deki dış haberler editörlüğü görevi sırasında yaptığı “Dünyaya Bakış” adlı programı ile tanındı. Şimdi ise TRT Türk kanalında yayınlanan “Gazeteci Gözüyle” adlı programı yapmaktadır.

Yayınlandığı yer: Görünüm
Yardım eden: Ismahan Simge Gümüşay

Mert S. KaplanArap Baharı İLEF’te tartışıldı
Paylaş!

Tartışmaya katıl

Benzer Yazılar